www.kudretakay.eu

Demokrasi-fırsat eşitliği-özgürlük


Yurttaş İnsiyafiti basın açıklaması

 

Bizler, bir çok konuda farklı siyasal duruşlara, farklı ideolojik eğilimlere sahip, ancak demokrasinin geliştirilmesini ve bireysel özgürlük alanlarının genişletilmesini savunan kişilerden oluşan bir yurttaş insiyatifiyiz.

 

Bu bildiri ile, Kuzey Kıbrıs’ta siyasetin ilkesizleşerek düzey yitirmesine ve yozlaşmasına yol açan, aynı zamanda da demokrasimizin mevcut güdük durumunu besleyen nedenlerden birisi olarak gördüğümüz Seçim Yasası’nın değiştirilmesi için gerekli toplumsal tartışmayı başlatmayı amaçlıyoruz.

 

Siyasette temizlenme ve yenilenme daha fazla ertelenemeyecek bir ihtiyaç halini almıştır. Bu tartışılmazdır. Ancak siyaset belli ki değişik kişilerin seçilmesiyle temizlenmiyor. Üstelik ne paradokstur ki “temiz siyaset” tüm partilerin kullandığı slogan olmasına rağmen, siyaset gittikçe daha da “kirlenmektedir”. Ayrıca “temiz” siyaset sadece “temiz” kişilerle de mümkün olmuyor. Siyasetin erdemli bir amaç olmaktan çıkarak, esasen partilerin iktidar aracı haline gelmesiyle temizliğin kaybolduğunu, geriye sadece lekelerin kaldığını görüyoruz. Siyasette temizliği artık sadece kişilerde aramaktan vazgeçip, temizliğin altyapısını oluşturmalıyız. İlk adım olarak da bu altyapının en önemli unsurlarından bir tanesini, temizliğin yeşermesine olanak verecek yasal düzeni oluşturmalıyız. Şimdiki yasal düzenin temizliğin, şeffaflığın ve dürüstlüğün yeşermesine olanak vermediği ortadadır.

 

BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR.

 

Bizim için sorun kimin iktidar olacağı değildir. Bizce sorun, kötü iktidarlardan demokratik mekanizmalarla kurtulabilme kapasitesinden yoksun olmamızdır. Bunu da ancak seçim sisteminde yapılacak yeni bir yasal düzenleme ile sağlayabiliriz.

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI / KAMUOYU

 

Ülkemiz siyaseti çözüm üretemez hale gelmiştir. Siyasi arenada son dönemlerde yaşanan gelişmeler ile siyaset halkın çözüm bekleyen sorunlarına çare bulmaktan çok uzaklaşmıştır. Siyaset, halkın refahını, gelişmesini sağlamak yerine, siyasi kurumlar ve siyasi aktörler için çalışır durumdadır.

 

Daha önce de defalarca olduğu gibi, bundan bir süre önce partilerinden istifa edip kurdukları parti ile hükümet ortağı olma şansı bulan bir partiye ve onun oluşumuna karşı duruş sergileyen muhalefet partileri, bu siyasi kirlenme örneğini sadece o partinin varlığına ve hükümet ortağı oluşuna karşı yönlendirmiş, ancak bu durumun ortaya çıktığı koşulları değiştirme yönünde hiçbir eylem ortaya koymamıştır.

 

Mecliste o dönemlerde kurulan komisyonların çalışmaması için neredeyse tüm partiler işbirliği yapmış ve halkın demokratik iradesinin zedelenmesine, iğdiş edilmesine olanak tanıyan yürürlükteki Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nı değiştirme önerisini sessizce rafa kaldırarak, “belki bir gün bizim de ihtiyacımız olur” düşüncesinin en kötü örneğini sergilemişlerdir.

Erken seçim çağrısının yapıldığı bugünlerde, halk kimlere ve hangi yasalara güvenerek sandığa gitmelidir?

 

Bireylerin özgürce seçilmesine ve partilerin kurumsallaşıp kendi içlerindeki demokrasinin iyileşmesine izin vermeyen Seçim ve Halk Oylaması yasası orada dururken, oluşacak yeni meclisin bir öncekinden daha “iyi” olması ne kadar beklenebilir?

 

Yeni seçilecek milletvekillerinin, seçimlerin ertesinde partilerinden istifa ederek yeni oluşumlar kurmayacaklarını kimler garanti edebilir?

 

Siyasiler halkın iradesiyle alay eden oluşumların ortaya çıkmasına olanak tanıyan yasal düzeni değitirmekten neden kaçınıyor?

 

Seçmenin, seçim sonrasında Meclise göndereceği 4-5 partinin bir müddet sonra 6-7 parti olmayacağının garantisini kim verebilir?

 

Her türlü iç ve dış müdahaleye açık bu sistemin ve düzenin devamı kimlerin işine gelmektedir?

 

Oynanan bu oyunun seçmene demokrasi diye sunulması partilere yakışmamaktadır.

 

BU NEDENLE ÇAĞRIMIZ ÖNCELİKLE MECLİSTE TEMSİL EDİLEN PARTİLEREDİR:

 

Siyasal yaşamımızda bir kez daha kaos yaratılmasına fırsat vermemek için Seçim Yasası’nda yapılması gereken düzenlemeleri seçim öncesinde yapınız. Bir yanda partilerin demokratik oluşumlar olarak kurumsallaşmalarına diğer yanda ise bireylerin özgürce seçilmelerine, kadın ve erkeğin eşit temsiliyetinin teşvik edilmesine olanak tanıyınız. Bu sizin elinizde. Diğer türlü hepiniz töhmet altındasınız.

 

ÇAĞRIMIZ DAHA SONRA MİLLETİN VEKİLLERİNEDİR;

 

Yeniden seçildiğiniz zaman başka partilere transfer niyetinizin olmadığını gerekli yasal düzenlemeleri önererek, altına imzanızı koyarak ispat ediniz. Diğer türlü sizler de töhmet altındasınız. Halkın, oyunu istediğiniz, iradesini temsil ettiğiniz seçmenin hakkını veriniz.

 


DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI / KAMUOYU

 

Yıllardır halkımızın siyasete ve siyasetçiye güvenmediği genel bir kanı haline gelmişken son bir kaç yıl içerisinde siyasi arenada yaşananlar, bu genel kanının güçlenmesine ve kökleşmesine sebep olmaktadır.

 

Halkın siyasetçiye ve siyasete güven yitirmesi demek; depolitize olması demektir; Meclis’e güvenin yitirilmesi, parlamenter demokrasiye olan inancın yitirilmesi demektir; yurttaşın kendi hakkında alınan kararlara duyarsız olması ve toplumsal tepkisizlik göstermesi demektir; siyasette katılımcılığın sonu demektir. Demokrasi endişesi taşıyan hiçbir siyasi hareket veya kurum bu olumsuzluklara kayıtsız kalamaz.   

 

Bugünkü durumun baş sorumlusu olan, tüm yasaların altında imzası olan, yürütme ve yasamadan bugüne kadar tümüyle sorumlu olan Meclis’te temsiliyeti bulunan partilerin, çeşitli bahaneler ve partisel çıkarlar uğruna değişmeme konusunda uzlaştıklarını görmek istemiyoruz. 

 

Meclis, Parlamenter Demokrasi’nin bir gereği olarak değişimin merkezinde olmalıdır.

 

Yetersiz, eksik, çağdışı kalmış, toplumsal beklentilere cevap vermeyen yasaları değiştirmek Meclis’te temsil edilen partilerin görevidir. Bu sorumluluktan kaçmaya hiçbir partinin hakkı yoktur.

 

İçinde bulunulan durumda tüm siyasal partiler güven tazelemek durumundadırlar. Seçim ve Halk Oylaması Yasası  kamuoyunun tartışmasına açılmalı ve değiştirilmeli, seçimler bundan sonra yapılmalıdır. Seçim bir ay ertelenebilir. 

 

ANCAK DEMOKRASİ BEKLETİLEMEZ, ERTELENEMEZ!

 

BU ÇAĞRIMIZ HERKESEDİR. 

 

 

 

Saygılarımızla,

 

 

Asım Dedezade, Ayla Gürel, Barış Mamalı, Bilge Azgın, Bülent Şemiler, Emete İmge, Fatma Azgın, Hakan Kuntay, İdil Şeytanoğlu, Kudret Akay, Layıka Topcan, Özlem Var, Ülker Fahri, Ümit İnatçı, Ünal Akifler, Taylan Kav

 

 

 

 

 

Yurttaş İnsiyatifi

 

 

 18 Ocak 2009

95_a_1795.jpg